Girişimciliğin ve Ar-ge’nin Önemi

Yazar: Muhammed YEŞİLMEN – Bilgisayar Mühendisi

Ülke ekonomisini en çok etkileyen faktörlerden bir tanesi AR-GE alanlarına ayrılan yatırımlardır. AR-GE alanlarında yapılan çalışmalar beraberinde yeni fikirler ve yeni iş alanlarının çıkmasına sebep olur. Dünya’daki icatlara bakıldığında kazara veya bilerek savunma ve havacılık alanlarında yapılan araştırmalar sayesinde bulunduğunu görebiliyoruz. Bilgisayardan antik ulaşım araçlarına, internetten gps teknolojisine kadar bir çok icatlar ülke savunmasını daha çok nasıl geliştiririz düşüncesiyle ortaya çıkmıştır. Bu açıdan bakıldığında aslında AR-GE’nin gelişim konusunda ne kadar önem arz ettiğini görebiliyoruz.
Türkiye’deki şirketlerin toplam değerine bakıldığında, Amerika’daki en ünlü bilişim şirketlerinden olan Apple şirketinin değerinin ancak yarısı kadar olduğunu görebiliyoruz. Bu açıdan bakıldığında daha önümüzde ne kadar yol almamız gerektiğini ve eğer yeterli hıza ulaşmayayıp

hedeflenen noktaya ulaşamazsak her daim yabacı ülkelere muhtaç olacağımızı aklımızdan çıkarmamız gerekecektir. Savaştan ağır darbe alan Japonya’nın kendini hızlı bir şekilde toparlayıp dünya ekonomisinde 3. sırada yer alması ve daha geçenlerden bir astroide uzay aracını indirip, astroitten örnek alması ve bu adımla dünyadaki ilk uzay madenciliğine başlamasını göz önüne alırsak, ülke gelişiminde ne kadar yavaş ilerlediğimizi net bir şekilde görebiliyoruz. Yapılan yatırımları ne kadar büyük bina yaparız veya ne kadar lüks oteller inşa ederiz düşüncesiyle değil de, ülkenin gelişimine ne kadar fayda sağlayacağını düşünerek yapılsa o zaman ileriye dönük girişimlerin ne kadar önemli olduğunu anlayacaklardır.


Peki bu durumu nasıl çözebiliriz. Öncelikle Eğitimde ezberci zihniyetten çok teorik bilgiyi, pratiğe dönüştürebilen bir nesil yetiştirmeliyiz. Alanlarında nitelikli elemanlar yetiştirip onları memnun edecek bir maaş ile işe almalıyız. Maaşın önemine değinecek olursak, çalışanın kafasını kurcalayan veya meşgul eden bir şey yoksa kendini işine daha çok verip, şirkete daha çok verimli olur ve en önemlisi işini isteyerek, severek yapar. Bu konuda eğitimciler bilinçlendirilip, süreç takibi yapılmalıdır. Sonrasında Lisans altı üretimden sıyrılıp tamamen özgün üretime geçilmelidir. Ezberleyen değil, ezber bozan nesil yetiştirmeliyiz. Özellikle mühendisleri alanlarının neden bu kadar değerli olduğunu motive edici konferanslar ve yarışmalar ile pekiştirilip, ödüller konusunda cimri davranılmaması, teşvik edici derecelerde olması gerekir. Kısa vadeli düşüncelerden sıyrılıp uzun vadeli girişimler desteklenmelidir. Özellikle uzay ve teknoloji alanlarına ayrı önem verilmeli ve yeni nesli teşvik edici yatırımlar yapılmalıdır.
Ulusal bağımsızlık yani tamamen bağımsızlık ancak paramızın ülkemizde kalacağını sağlayıp, tarımdan teknolojiye, giyimden ulaşıma tamamen yerli üretimler ile yapılmasıyla ancak mümkün olabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir